Anasayfa

  Hakkımızda

  Yaklaşımımız

  Hizmetlerimiz

  Koçluk

  Makaleler

  Bültenler

  CoachPro

  S. Sorumluluk

   İletişim 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ecehan web tasarım © 2010

 

YAŞAM DENGE ÇEMBERİ (KOÇLUK MANDALASI) 

 

Yaşam Denge Çemberi ( Koçluk Mandalası ) bireyin bilinçli ve bilinçdışı bütünselliğinin simgesidir. "Mandala" , sanskritçe "

çember" anlamındadır. Çember ise " evrensel" alanı belirlemek için kullanılan bir semboldür.

 

YDC


Bir noktadan başlayıp genişleyen mandala şekli , insanın mağara duvarlarına çizdiği ilk resimlerden başlayıp inşa ettiği

muhteşem tapınaklara dek hep temel bir desen olmuştur. İnsan her kadim gelenekte bir gelişim uygulaması olan mandalaları

çizip renklendirdikçe küre şekilli yeryüzünü ve kendi iç yüzünü aynı şeklin üstünde görünür kılma çalışması yapmaktadır aslında.

 

Ünlü Psikanalist C.G.Jung'un " Mandala" kavramı ise insanın mükemmelliğiyle alakalıdır. Bir bütün olan benlik (mandala),

sürekli toplumsal maske (persona) kullanıldığı için artık gizlenmiştir. Keşfedilmesi gerekmektedir. Her insan kendi "mandala"

sını arayıp bulmalıdır.

 

Avatar kelime anlamı olarak ‘gerçek benlik’tir. Avatarın yansıması ise gerçek benliğimizi ne kadar tanıdığımız ve ifade

edebildiğimizdir. Yaşam Denge Çemberi Çalışması  için yukarıdaki şeklin çıktısını buradan alın. Çember içindeki her yaşam

alanınız ile ilgili kendinize bir skor belirleyin ( En yüksek skor olan 10 derecesi , o alanda idealinizdeki yaşam vizyonunuz ile

ilgilidir.) Her alanda , arzu ettiğiniz yaşam şekline ne kadar yakınsınız?

 

Yaşam dengelerimizi bozan sorunların varlığında etkili çözümler sağlayabilecek yaşam becerileri geliştirmeli , uyum

yeteneklerimizi artırmalı ve kaynaklarımızı harekete geçirmeliyiz….

 

Bu hareket için ne kadar isteklisiniz ?
 

1. Bir Koç'a İhtiyaç

2. Bir Koç Ne Yapar

3. Koçluk Sürecinin Amaçları

Koçluk İlişkisinin Özellikleri

5. Temel Koçluk Becerileri

6. Koçluk Sürecinin Değerlendirilmesi

* Cevabını görmek istediğiniz soruya tıklayın.

 

 

1. Bir Koç'a İhtiyaç.........................................................................................................................................

Bu yaşam devinimi içinde yaşadıklarınız sadece geçen zaman ile birlikte gelen sürüklenme mi, yoksa sizi ileriye götüren gelişim ve dönüşüm mü ? Samimi düşünceniz , ‘Kimler bir Koç’a başvurur’ sorusunun cevabıdır.

Bireysel koç, klinik psikoloji veya psikiyatrinin uzmanlık alanına giren hastalıklarla değil, normal davranış sergileyen insanların hayatında nasıl daha başarılı olabileceğiyle ilgilenir. Tedavi edici değil geliştiricidir.

 

Gelişim ; hayatın içindeki hıza uyum sağlama sürecidir, yaşam boyu devam eder ve dönemler halindedir. Her dönemde atlatılması gereken bir kriz, bir çatışma bulunur. Bir dönemdeki kriz atlatılmazsa sonraki dönemlerde de devam eder ve çözünceye kadar problem yaratır. (Pikososyal Gelişim Kuramı)

Kişinin herhangi bir gelişim döneminde karşılaştığı karmaşayı başarılı bir biçimde atlatabilmesi, kişi için o döneme özgü temel gelişim görevidir.

1.Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-1 yaş):

· Anne ya da bakıcısının bebeğe bakımı, ilgisi ve sevgisi güven duygularını oluşturur.

· Güvenin gelişebilmesi için bebeklerin dünyayı güvenli ve mutlu bir yer olmaktan daha çok, düzenli ve tahmin edilebilir bir yer olarak görmeleri gerekmektedir.

· Temel güven duygusundan yoksun olarak yetişmiş çocuklar ilerdeki yaşamlarında sosyal ilişki kurmaktan kaçınma, kendine güvensiz olma gibi kişisel özellikler taşıyabilir. Bireyin yaşamının her aşamasında başka insanlarla iletişim kurması, diğer birey ve gruplarla uyum davranışı göstermesi, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirmesi, bireysel özelliklerini tanıması, güven duygusu ile ilgilidir.

2. Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç (1-3):

· Çocuğun yürümeye ve konuşmaya başlaması ile anneye olan bağımlılık azalır.

· Çocuk özerk bir biçimde davranmaya ve bağımsız eylemlerden zevk almaya başlar. Bu dönemde bebeğin bir takım kararlarına saygı gösterilirse o da kendi kararlarını alarak özerk bir kişilik oluşturmaya başlar.

· Aşırıcı koruyucu, kısıtlayıcı ve cezalandırıcı anne baba tutumu özerkliği engeller. Bu nedenle anne babaların bariz tehlikelerin olmadığı ortamlarda çocuklarını serbest bırakmaları ve onlara bir şeyleri başarabilme fırsatını vermeleri gerekir. Kendisine fırsat verilmeyen bir işi başarmanın heyecanını yaşayamayan çocuklar, ileriki yaşlarda, çekingen, kendi başına karar veremeyen, saldırgan ve başkaldırma davranışları olur.

İnatçılık bu dönemlerde gelişir. İleriki yıllarda görülen cimrilik – eli açıklık, düzensizlik – düzenlilik bu dönem de geçirilen yaşantıların sonucudur. Kişi kendini kontrol etmeyi yada etmemeyi öğrenir.

3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-7 İlk çocukluk/Okul öncesi):

· Belli amaçlara yönelik girişimler başlatmak, sorumluluk almayı isteme ya da yaptıklarının yanlış olduğuna inanarak suçluluk duyma dönemidir.

· Merak artar, sürekli soru sorar, girişimlerde bulunur. Uygun cevaplar vermek, ters cevaplar vermek ya da azarlamak kişiliği etkiler. Çocuğa ters cevaplar vermek girişimciliği karşı suçluluk duymasına neden olur.

· Salıncağa oturmak istemek , girişimcilik; kendi başına sallanmak ,özerkliktir.

4. Başarılı Olmaya Karşı Yetersizlik (7-11 İkinci çocukluk/İlk öğretim):

· İlköğretime yönelen çocuk bir şeyler üretmek, yaptığı işlerde başarılı olmak isteyecektir.

Yaptığı işte başarılı oldukça kendisine güven duyacak, böylece çalışma ve başarılı olma güdüleri artacaktır. Kendisinin yeterince başarılı olmadığı inancına giren, eleştiriler ve engellemelerle karşılaşan kişi aşağılık duygusuna kapılır.

5. Kimlik Kazanmaya Karşı Rol Karmaşası (11-17 Ergenlik):

· Benlik gelişimi söz konusudur. Benlik, bireyin kendi kendine ait duygu, düşünce ve değerlerin toplamıdır. Benlik, tüm yaşamı etkiler. Olumlu benlik gelişimi dönemin en önemli ihtiyacıdır.

· Ergenlik döneminde olumlu kimlik kazanmada önemli olan etkenler; düşünce sistemi (soyut, eleştirel düşünme), cinsel rolleri benimseme, karşı cinse duyulan ilgi, meslek seçimine yönelme, sosyal, ekonomik, politik konulara ilginin artması, akran grubu içinde daha mutlu olma ve onlarla hareket etme, ergen benmerkezci düşünme

· Kimlik bunalımı; kendini dünya üzerinde anlamlı bir yere oturtması. Kimlik; farkların ortaya koyulduğu bir süreçtir.

· Ergenler kendilerini, kendine özgü bütünlüğü, sürekliliği, idealleri olan insanlar olarak görmeye başlarlar ya da hayattan ne bekledikleri konusunda karmaşaya düşerler.

6. Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık (20-30 Genç Yetişkinlik):

· Kaynağını kimlikten alır. Derin arkadaşlıklar bu dönemde olur. Bu sorunun aşılmaması bireyde dengesizlik yapar ve yalnız kalır.

· Bireyin aynı cinsiyetten olan ve olmayan diğer insanlarla dostluk ve yakın ilişkiler kurabilmesiyle ilişkilidir. Erikson’a göre yakınlık, bireyin kendi bütünlüğünü koruyarak bir başkasının kişiliği içinde kendini bulmak anlamına gelmektedir.

· Önceki dönemdeki rol karmaşıklığını başarıyla çözmüş olan bireyler kişiler arası ilişkilerde ve karşı cinsle olan iletişiminde yakınlık kurabilecek ve mutlu olabilecektir.

· Rol karmaşıklığının olumlu bir şekilde çözülemediği durumlarda, bireyin kendi kimliğiyle problemi olduğu için kişiler arası ilişkilerdeki yakınlıktan kaçınacak ve kendini yalnız hissedecektir. Yalıtılmış bir ortamda yaşamak onu mutsuz edecektir.

7. Üretkenliğe Karşı Durgunluk (30-60 Orta Yetişkinlik):

· Yaratıcı insan olmak, ortaya yeni bir şeyler koymak ve başarılı olmak. En uzun evredir. Bireyin en üretken dönemidir.

· Yaşamda doyuma ulaşma duygusunun yaşandığı bir evredir. Eğer bu evrede mutsuz ve doyumsuz yaşantılar söz konusu olursa birey durgun, mutsuz ve gerileyişin olduğu bir dönem yaşar.

· Bu dönemdeki üretkenlik bireylerin kendilerine, ailelerine, topluma faydalı olabilme yeteneği anlamını taşımaktadır. Üretken olmamak, bireyin yaşamını durgun ve verimsiz bir hale getirerek kişiliğin yoksullaşmasına yol açmaktadır.

8. Benlik Bütünlüğe Karşı Umutsuzluk (60-ve üstü: Yaşlılık):

· Bu dönemin başarılı olarak geçmesi için, geçmişin muhasebesi yapıldığında bireyin kendini iyi hissetmesi, içinde bir ukde kalmamış olduğu duygusunu yaşamasını içerir.

· Birey , bu duygu içinde ölümü yaşamın doğal bir gereği olarak düşünür.

· Bireyler geçmiş yaşantılardan hoşnutlarsa, tüm yönleriyle yaşamlarını kabul ediyorlarsa, benlik bütünlüğüne ulaşmaktadırlar

 

2. Bir Koç Ne Yapar.........................................................................................................................................

Bireysel koçluk; psikolojik problemi olmayan bireylerin hedeflerine daha hızlı ve etkili ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla verilen profesyonel bir kişisel çözüm hizmetidir.

 

Kişisel hedeflerimize daha az hata, daha az bedel ve daha az zamanda daha verimli ulaşmamızı sağlayan koçluk sorumlulukları ve yöntemleri;

 

1 – Yapıyı Kurma / Koçluk Anlaşmasını Oluşturma ;

· Koçluk yapılacak konularda nelerin gerektiğini anlayabilme ve yeni danışanla koçluk süreci ve ilişkisi üzerinde anlaşma sağlama

· Koçluk ilişkisinin ana hatları ve belirli parametrelerini anlama ve bunları danışana ifade etme ( örn: lojistik, ücret, planlama, uygun olan başka parametrelerin eklenmesi )

· İlişkide neyin uygun olup olmayacağı, neyin teklif edilip edilemeyeceği ve hem koç hem de danışanın sorumlulukları üzerinde anlaşma sağlama

 

2 – Koçluk ilişkisini danışanla birlikte ve eşzamanlı kurma ;

· Sürekli ve karşılıklı saygı ve güven sağlayan destekleyici bir ortam yaratır

· Danışanın refah, sağlık ve mutluluk içinde yaşaması ve geleceği için içten ilgi gösterir

· Kişisel doğruluk, dürüstlük ve samimiyet sunar

· Açık anlaşmalar yapar ve sözlerini tutar

· Danışanın algılaması, öğrenme şekli ve kişiliğine saygı duyar

· Risk alma ve başarısızlık korkusu da içeren yeni davranışlar ve hareketler için sürekli destek sağlar ve bunları teşvik eder

· Danışandan kendisine hassas ve yeni alanlarda da koçluk yapmak için izin ister

· Koçluk Varlığı – Açık, esnek ve güvenli bir tarz kullanarak, danışanla bilinçli ve spontan bir ilişki yaratabilmek

· Koçluk süreci boyunca varlık gösterir ve esnek olur, içinde bulunulan zaman dahilinde yol alır

· Sezgilere girer ve kişinin iç bilgeliğine güvenir 

· Danışanla çalışmanın birçok yolunu bulur ve gerektiği zamanlarda en uygun olanını seçer

· Biraz hafifleme ve enerji sağlamak için mizahı etkili olarak kullanır

· Hareket için yeni olasılıklar yaratarak bakış açılarını ve denemeleri güvenilir şekilde geliştirir,

· Güçlü duygularla gizlilik sağlayarak çalışır, kendi kendini yönetmeyi sağlar ve danışanın duygularından dolayı aşırı güç elde etmez  ya da olumsuz bir duruma düşürmez

 

3 – Etkili İletişim 

3a ) Aktif Dinleme ; Danışanın neyi söyleyip neyi söylemediği üzerinde odaklanmak, söylenenleri danışanın istekleri dahilinde anlamak ve danışanın kendi kendini ifade etmesine destek olmaktır.

· Koç danışanı için kendi yarattığı gündeme değil, danışana ve onun gündemine katılır,

· Olabilecek ve olamayacaklarla ilgili danışanın endişelerini, hedeflerini, değerlerini ve inançlarını anlar,

· Kelimeler, ses tonlamaları ve vücut dilini birbirinden ayrı değerlendirir,

· Açıklık ve anlayışı pekiştirmek için danışanın söylediklerini özetler, başka sözcüklerle anlatır, tekrarlar ve geri yansıtır,

· Danışanın duygu, sezgi, endişe, inanç ve önerilerini ifade etmesini cesaretlendirir, kabul eder, araştırır ve pekiştirir,

· Danışanın fikir ve önerilerini tamamlar ve yapılandırır,

· Danışanın anlatmak istediğini özetler  ya da anlar ve uzun detaylı hikayelerle zaman kaybetmek yerine, daha kolaylıkla istediğini anlatmasına yardımcı olur,

· Danışanın, sonraki adımlara ulaşmak için önyargısız ve eklemeler yapmadan durumu belli etmesini ya da "açıklamasını" ister

 

Koçluk ilişkisi ve danışan adına en çok yarar sağlayacak bilgiyi elde edebilmek için güçlü sorular sorma yeteneğine sahiptir.

 

· Aktif olarak dinlediğini ve danışanın bakış açısını anladığını belirten sorular sorar,

· Keşif, içe bakış, verilen sözler ya da hareketi tetikleyici sorular sorar (örneğin: danışanın varsayımlarını harekete geçiren şekilde )

· Daha fazla açıklık, olasılık ya da yeni öğrenme şekilleri yaratacak açık uçlu sorular sorar

· Danışanı doğrulamak ya da geçmişe bakmasını sağlayacak sorular değil, arzu etttiklerine doğru ilerlemesini sağlayacak sorular sorar

 

3b ) Direk İletişim – Koçluk seanslarında etkili ve verimli iletişim sağlamak ve danışan üzerinde en olumlu etkiyi oluşturacak dili kullanmaktır.

· Geribildirim yaparken açık, net ve paylaşımcıdır,

· Danışanın emin olamadığı konularda başka bir bakış açısından bakması ve anlamasına yardım etmek için çerçeveleri belirler ve çok net ifadeler kullanır,

· Koçluk amaçları, görüşme planlaması, kullanılacak teknikleri ya da alıştırmaları açıkça belirtir,

· Danışan için en uygun ve en saygın dili kullanır (örneğin cinsellik, ırk ayrımı, teknik terim, argo içermeyen diller gibi)

· Bir noktayı resmedebilmek ya da kelimelerden oluşan resmi boyayabilmek için mecaz ve benzerlikleri kullanır.

 

4 – Anlamlı öğrenmeyi kolaylaştırma ve Sonuçlar

Farkındalığı yaratma – Birden fazla bilgi kaynağını bir araya getirmek ve değerlendirmek; danışanın farkındalığını oluşturmak ve bu şekilde üzerinde anlaşılan sonuçlara ulaşmasına yardımcı olmaktır.

· Danışanın endişelerini değerlendirirken söylenenlerin ötesine geçer, danışanın tanımlamalarına takılıp kalmaz,

· Daha çok anlama, farkında olma ve açıkça ifade edebilme becerileri için sorgulamaya başvurur,

· Danışan için bilinçaltında yatan endişeleri, kendisini ve de dünyayı keşfetmenin tipik ve kesin yolları, gerçekler ve anlatılanlar arasındaki farkları, düşünce-duygu-hareket arasındaki eşitsizliği belirler,

· Danışanın, harekete geçmesine yardımcı olan ve kendisi için önemli olana ulaşmasını sağlayan yeni düşünceler, inançlar, sezgiler, duygular ve modları keşfetmesine yardımcı olur,

· Danışanla derin bir bakış açısı ile iletişim kurar ve baktığı şeyleri görmesini geliştirmek için taahhüt verir,

· Danışanı ve davranışlarını etkileyen farklı ve bağımsız etkenleri görmesini sağlar (örneğin düşünceler, duygular, vücut, altyapı),

· Danışan için kullanışlı ve anlamlı yöntemlerle anlayışını ifade edebilir,

· Öğrenme ve gelişme için danışanın güçlü olan yönlerine karşı asıl kullanılacak alanları ve koçluk sırasında üzerinde durulması gereken en önemli konuyu belirler,

· Danışanın kendisine aktarılanlar ve yapılanlar arasındaki farkları bulurken önemli ve önemsiz olan konuları, duruma göre yapılan ve tekrarlanan davranışları birbirinden ayırmasını ister.

Hareketleri Tasarlama – Koçlukta ve iş/yaşam konularında danışan ile birlikte öğrenmenin sürekli olarak devam etmesi için ve koçluk sonucunda ulaşılacak sonuçları etkileyecek yeni hareketleri yapabilmek için olasılıklar yaratmaktır.

· Danışanın yaptıklarını kanıtlayacağı, pratik yapacağı ve öğrenmesini derinleştireceği hareketleri belirlemek için danışana yardımcı olur,

· Danışanın odaklanmasına yardımcı olur; koçluk anlaşmasında üzerinde anlaşılmış belirli endişeler ve fırsatları sistemli olarak keşfetmesini sağlar,

· Alternatif fikirler ve çözümler araştırması, seçenekleri değerlendirmesi ve ilgili diğer kararları verebilmesi için danışandan söz alır,

· Danışanın hemen seanslar sonrasında tartışılan ve öğrenilen konuları iş yada özel yaşamında uygulayarak, aktif olarak deneme yapabilme ve kendi kendini keşfedebilmesini geliştirir, 

· Müşterinin gelecekte oluşacak başarısını kutlar,  

· Yeni fikirler üretmek ve harekete geçmeyi sağlayacak yeni olasılıklar bulmak için danışanın bakış açısı ve varsayımlarını tetikler,

· Danışanın hemen seanslar sonrasında tartışılan ve öğrenilen konuları iş yada özel yaşamında uygulayarak, aktif olarak deneme yapabilme ve kendi kendini keşfedebilmesini geliştirir,

Planlama ve Hedef Koyma – Danışanla birlikte etkili bir koçluk planı yaratmak ve bunu korumaktır.

· Topladığı bilgileri bir araya getirerek, danışanın endişeleri ile asıl öğrenme ve gelişme alanlarını belirten bir koçluk planı hazırlar ve gelişim hedeflerini danışanla birlikte oluşturur,

· Ulaşılabilir sonuçları olan, ölçülebilir, belirli konular üzerinde odaklanmış ve hedef tarihleri belirlenmiş bir plan yaratır,

· Koçluk sürecine uygun olarak durum değişiklikleri nedeni ile planlamada düzeltmeler yapar,

· Danışan için önem taşıyan erken başarıları belirler ve hedef olarak koyar,

· Gelişimi ve Sorumluluğu Yönetme –Danışan için önemli olan konu üzerinde yoğunlaşmak ve danışanın harekete geçmesi için sorumluluğu verir

· Danışandan, kendisini hedeflerine götürecek hareketleri yapması için açıkça talepte bulunur,

· Önceki seanslarda danışanın yapmak üzere söz verdiği hareketleri sorarak takipte olduğunu gösterir,

· Önceki seanslardan bu yana ne yaptıkları, ne yapmadıkları, öğrendikleri ya da farkına vardıklarını danışana bilgi olarak aktarır,

· Seanslar sırasında elde ettiği bilgileri hazırlar, düzenler ve danışanla birlikte üzerinden geçer,

· Seanslar arasında danışanın takip edilen yolda kalması için koçluk planına ve sonuçlara dikkat etmesini, üzerinde anlaşılan hareketleri yapmasını ve bir sonraki seans için konu başlığı belirlemesini sağlar,

· Koçluk planına odaklanırken, koçluk sürecine bağlı kalarak davranış ve hareketleri düzeltir ve seanslar sırasında ilerlemeler sağlar,

· Danışanın büyük resimde yol aldığı yer, bulunulan zamanda tartışılan konular ve nereye gitmek istediği arasında ileri ve gerekirse geri hamleler yapar,

· Danışanın öz- disiplin kurmasını sağlar; yapacakları ile ilgili söyledikleri, yapılan hareketin sonuçları ya da zaman belirtilmiş belirli bir plan için danışanı sorumlu tutar,

· Danışanın karar verme, kilit konuları belirleme ve kendisini geliştirme becerilerini geliştirir (geribildirim almak için, öncelikleri belirlemek ve öğrenme yöntemini belirlemek için, deneyimleri yansıtabilmek ve deneyimlerden bir şeyler öğrenmek için),

· Danışan, karşılıklı anlaşma sağlanarak yapılacağına karar verilen hareketleri yapmazsa, olumlu bir tutumla onunla yüzleşir.

 

 

3. Koçluk Sürecinin Amaçları.......................................................................................................................

Her koçluk  seansında, ele alınan problemin gereğine, danışanın o andaki ihtiyacına,koçluk anlayış ve görüşüne göre şekillenir. Bununla beraber hemen her seansta ulaşmak istediğimiz bazı amaçlar vardır:

1- İlişki  kurma: Danışanla koç arasında sıcak ve dürüst bir iletişim kurma ve sürdürme.

2- Boşalma: Danışan, onda gerginlik yaratan problemi objektif bir şekilde incelemesini engelleyen duygu ve düşünceleri anlatıp boşaltarak hafifler.

3- Semptomların kaybolması veya hafiflemesi: Danışanın kuvvet toplamasına ve kendini koçluk sürecine  daha iyi verebilmesine yardım eder.

4- İfadelendirme: Danışanın problemini kelimeler halinde ifade etmesini sağlamak ve ifade gücünü arttırmak.

5- İçgörü geliştirme: Danışanın kendini yeni bir ışık altında, daha önce tanımadığı boyutlarda görmeye ve kabul etmeye başlamasıdır. İçgörü, kişinin algı alanını yeni baştan organize etmesini gerektirir. Ögeler arasındaki ilişkiler yeni bir şekilde görülmeye başlanır. İçgörü arttıkça danışan, kendini daha iyi ve gerçekçi bir şekilde tanıyacak, anlayacak ve kabul edecektir. Bu şekilde danışanın temel potansiyelleri daha etkili bir şekilde harekete geçecek, kişinin kendi bütünlüğüne erişmesine yardım edecektir.

6- Anlayış, duygu ve saygının iletişimi: Koç, danışanının sadece sorununu anlamakla yetinemez; danışanına yardıma hazır olduğunu, değer verdiğini, saygı duyduğunu aktarmak zorundadır.

 

 

4. Koçluk İlişkisinin Özellikleri.........................................................................................................................

Koçluk  ilişkisi, koç ile  danışan arasında, koçluk sürecinin gelişimi ve sorunun çözümüne yardım için, belirlenmiş yer ve zamanda, belli sosyal kurallar içinde, rehberliğe özgü yaklaşım ve tekniklerle yürütülen sistemli ve uzmanlık isteyen bir etkileşimdir. Bu ilişki, tarafların tutum, anlayış ve gayretlerini gerektirir.

Bir koçluk  ilişkisinin belirgin özellikleri şunlardır:

1- Yakın ilişki kurulması: Koçluk ilişkisinin oluşumunda beklenen etkileşimin gerçekleşebilmesi için danışanla koç arasında danışanın kendini kuşkusuzca açabilmesi için, yakın, sıcak, dostane, dürüst, gerçekçi, insancıl ve samimi bir meslek ilişkisinin kurulmuş olması gerekir.

2- Baskısız koçluk atmosferi: Bu atmosferi yaratmada mahremiyet ve koçluk seansının bölünmemesi en önemli konulardır.

3- Kabul: Danışan başlı başına ayrı bir varlıktır ve onu olumlu yönleriyle olduğu kadar olumsuz yönleriyle de kabul etmek ve sevilip sayıldığını göstermek gerekir.Koç’un , danışanı daha iyi tanıyıp anladıkça ona olan kabul duygusu da artar.Kabul, koçluk ilişkilerinde çok önemli bir iyileştirici kuvvettir. Danışanda bulunan gelişme ve olgunlaşma gücünü harekete geçirir.

4- Empatik anlayış: Danışan’ın o andaki duygu, düşünce, algı, tavır ve davranışlarını sanki o imiş gibi, onun baktığı ve yaşadığı açıdan bakarak, doğru ve açık bir şekilde anlamak;  duygularını, algılarını, ihtiyaçlarını kavrama yeteneğidir.

5- Gerçeklik ve tutarlılık: Koçluk ilişkisi oluşumunda koçun  açık, samimi ve dürüst bir şekilde gerçek kendisi olarak koçluk etkileşiminde bulunmasına gerçeklik denir. Tutarlılık ise koçun,  kendi duygu ve düşünüşlerinden haberdar olarak konuşması ve davranmasıdır.

6- İletişim: Doğru, sade ve açık iletişim, koçluk etkileşiminde önemli bir yer tutar. Koçlukta kişiyi olduğu gibi kabul ve doğru anlama ne kadar önemliyse bunun danışana açık, etkili, doğru bir şekilde ve zamanında iletilmesi de o kadar önemlidir. Bir kişinin karşısındakini anlayarak dinlemesi iletişimin başlaması demektir. Karşı tarafın görüşünü dinleyip bunu somut bir şekilde ifade etmek, karşı tarafı rahatlatır. İki taraf bu noktaya gelince, artık iş , beraberce hedefe ilerleyen stratejiler oluşturma ve eylemlerde bulunma haline geliyor demektir.

 

5. Temel Koçluk Becerileri.............................................................................................................................

• Uyumu yakalamak ; danışanın,  davranış kalıpları ile uyumu yakalayarak  nerede olduğunu ve nerede tıkandığını tespit etmek ve anlaşıldığını hissettirmek

• Netleştirmek ; danışanın sadeleşmesini sağlayarak hedefi netleştirmek ve parlatmak

• Yapılandırmak ; danışanın özellikle güçlü yönleri hakkında farkındalık yaratmak amacıyla sorular sormak ve gözlemler yapmak , danışanın izniyle bunları paylaşmak ve  tanımlanan bu güçlü yönlerini baz alarak  stratejiler belirlemesini sağlamak

• İlerlemek ; uygun koçluk becerilerini doğru durumlarda kullanarak ( gözlem , soru , rica gibi yöntemler ile )tanımlanan strateji/ler doğrultusunda danışanın eyleme geçmesini sağlamak

• Yansıtmak ; eylemler danışan tarafından gerçekleştirilirken , süreci değerlendirmek ve yansıtmak

 

6.Koçluk Sürecinin Değerlendirilmesi..........................................................................................................

Koçluk  seanslarının ne oranda başarılı geçtiğini  bazı kriterler ile değerlendirebiliriz; 

1- İçgörü ve planlara ait ifadeler:  Eğer danışan seanslardan yararlanmaya başlamışsa konuşmalarında içgörü kazanmaya başladığına dair ifadeler yer almalıdır. Her seansta bu çeşit ifadelerin artmaya başlaması koçluk etkileşiminin olumlu bir yöne doğru ilerlediğini gösterir.

2- Duyguların ifadesi: Danışanın özellikle tanımlanamamış ve çelişkili duygularının bilinç alanına getirilerek ifadesi ve tanınması koçluk sürecinde büyük önem taşır.

3- Çalışma ilişkileri: İyi bir çalışma ilişkisinde danışanın konuşma oranı ve karşı koyma kavramından uzak olma çok önemlidir. Ancak konuşma oranındaki artış, bazen dikkati üzerinde durulacak hassas noktadan uzağa çekmek amacı da taşıyabilir.

4- Danışanın sorumluluk yüklenmesi: Koçluk ilişkisinde danışanın gittikçe kendiliğinden sorumluluk alması sürecin olumlu gittiğine dair iyi bir ölçüttür.

Danışanla etkileşimin başlaması ve başarıyla yürümesi, danışanın bu etkileşime hazır olma derecesine bağlıdır. Koçluk , gerçekte danışanın iç dünyasında yer alan bir oluşumdur. Koçluk sürecinde  kullanılan tekniklerin etkinlik derecesi, gerçekte danışanın etkileşime ne kadar istekli ve açık olduğuna bağlıdır.

Koçluk  sürecinin başarısını değerlendirmek için en önemli kriter  ; danışanın, bu süre içinde  yeni olasılıkları görebilmesi  ; geliştiren davranış kalıpları kazanması ; hemen harekete geçebilmesi ve gelecekte olmak istediği yer ile ilgili sonuçlar üretmeye başlamasıdır.